15 Ağustos 2009 Cumartesi

SOHBET DÜNYASI -62 - SIFIRIN SIRRI

Şah-ı Nakşibendi Hz. daima şunu söylerdi;

"Bizim yolumuzun manası şeyhle olan sohbettir."

- Bizim yolumuz nedir?

Herkes sabahleyin yola çıkar. Bizim niyetlerimize göre çok çeşitli yollar vardır. Bazısı Nikosia'ya, bazısı da İstanbul'a gitmek ister.

Yol :


1. Yol cehenneme,
2. Yol cennete.

Cennete giden yol, Peygamberlerin, evliyaların ve cennet ehlinin yoludur. Diğer yol üzerinde olanlar düşünüp ölüme ve ondan sonrasına dikkat etmezler.

- Onların söyledikleri bizi ilgilendirmez

Diyorlar. Nerede yaşıyorsak dokunduğumuz, duyduğumuz ve ulaşabildiğimiz her şey bizi ilgilendirir. Bu insanlar kendilerini maddi dünyanın duvarlarına hapseder. Onlar gerçek mahkumdur.

En zor olan hapishane maddi dünyanın hapishanesidir. Hiçbir yere çıkamazsın, mesafesi çok kısadır. Bu materyal dünya belki milyonlarca mesafedir. Ne kadar geniş dolaşsan da yine de hapishanedesin. Maddi dünyanın ağırlığı da senin üzerine biner. Sana milyonlarca hazinelerde verilse daha çok hapishanenin içinde kalırsın. Bu çok şaşırtıcı bir dengedir.

Sen ne kadar dünyanın arkasından koşarsan, maddi isteklerin milyonlarca defa da artsa hapishanen senin üzerine daha da daralır. Daha fazla yük gelir. Çünkü maddi dünyanın büyüklüğüne ulaşamazsın.
İmkansızdır.

Maddi dünya peşinde mutlu olabilir ama o kişinin maddi dünyası büyüdükçe bu mutluluğunu kaybeder. İnsanlar karanlıkta olduklarından anlamazlar. Maddi dünyaları büyüdükçe mutluluklarının artacağını düşünürler. Varlıkları dünyanın büyüklüğüne ulaşamaz ki.

Fakat senin ruhani varlığın başka bir şeydir. Bizim ruhsal varlığımız daha fazladır. Bizim ruhani varlığımız ilahi alemden her şeye ulaşabilir.
Cenab-ı Allah'tan gelen ilahi nimetler bize daha çok mutluluk verir. Bunun için;

- Allah'ım daha fazla istiyorum.
Demelisin. 20.asrın insanı aptaldır ve bunu anlayamıyorlar. Herkes maddi dünyanın arkasından daha da koşuyor. İlahi güçle giydirilmiş tam otoriteye sahip kimseler insanları;

"Dünyayı bırak, ilahi aleme gel "

Diye çağırıyorlar. Dünyadan fazla alma ama ruhun için daha fazla iste. Bu yolda insanlar bu noktada ayrılırlar. Şah-ı Nakşibendi Hz.;

"Tarikat, Cenab-ı Allah'tan sizi ilahi hazinelere, zevklere, nimetlere ve rahmete çağırmak içindir."

Dünyanın arkasından koşan insanların sıfırları artmaktadır. 1,2,3,4, sıfırlar,7 sıfır, 9 sıfır, milyar... İnsanlar daha fazla sıfırı arıyorlar.

Bütün insanoğlu sıfırların arkasından koşup bir sıfırı kaybetmemek için uğraşıyorlar. Şah-ı Nakşibendi Hz. sıfırların sırrını bilmekteydi;

"Sıfırlar birsiz hiçbir mana ifade etmezler. Daha fazla mutlu olmak için bizim yolumuza gelin"

Çünkü sıfırlar senin üzerine daha çok yük getirirler. Bu insanlar dünyadan daha fazla almak istedikçe gün geçtikçe daha kötü olacaktır. Çünkü nefsimizin arzularının sınırı yoktur. Fiziksel varlığına 10 sıfır vermiş olsan bile gene mutlu olmaz;

- Niye 17 olmasın, niye 30 olmasın? Der.

Efendimiz s.a.v.;

"Dünyadan ihtiyacın olanı al gerisini bırak" Buyurmuştur.

Ona dokunma dokunursan seni yakar, ama ateşsiz yakar. Önce Araplar bunu öğrenmelidir fakat hiçbir zaman öğrenmiyorlar.



Not: Ş.Nazım kıbrısi Hz. Sohbetlerinden

Hiç yorum yok: