16 Mayıs 2009 Cumartesi

SOHBET DÜNYASI - 42 - BENLİĞİ BESLEMEK

Bu dünyadaki insanların çektiği kavgaların, dövüşlerin iddiaları, hepsi yok sen büyüksün, yok ben, ben, ben...! Kendi benliğini besleyerek ve büyüterek bu dünyaya sığmaz oluyoruz her birimiz. Halbuki herkes kendi hacmine inse, dünya şimdiki nüfusunun 10 defasını barındırır.

Şeytan onun dev aynasına baktırıyor ve senin aslın böyledir, minyatür değilsin bu aynadaki gibisin diyor. Biz çok dar bir yerde kaldık, onlardan bizlere yer kalmaz. Devler! Hakikatte karınca gibi bile değil.

- Bakteriler alemi var mı?Bakterilerin şuuru var mı?

Yaşayan mahluklar olduklarına göre idrak bulunması lazım. Yaratılanların hepsinde Allah’ı tespih edecek şuur vardır. Kendini yaratandan gafil değillerdir. İnat üzerine duran insandan maada, her şey Cenab-ı Allah’ın ilminin içerisinde, tanziminde ve tespihindedir.

En küçük varlıklar, bizim cansız saydıklarımız başka ki onlarda Allah’ı tespih ederler ve şuurları vardır. Cansız dediğimiz bize göre zerrelerdir. Nebatat, hayvanat onların hayatının bizim hayatımıza benzer tarafları olması, şuurlarının oluşu bize yakın geliyor. Ancak bizim hayat taşımadığını düşündüğümüz; sular, taşlar, cemadat dediğimiz, cansız düşündüğümüz varlıklarda Allah’ı tespih ederler.

Rus alimleri;

''molekül seviyesinde olan maddelerin, ses ve ışık seviyesinde hareket ettiklerini'' görmüşler ve hayret etmişler. Ses dediği, tespih edişi sesidir, ışık da, Allah’ın nurudur. Bu materyalizmi yıkan bir buluştur ki; komünizmin merkezinde ortaya çıkmıştır, Suphanallah! Onların kendi prensipleri Allah’ sız bir alemde yaşamaktır. Allah ’sız bir alem ne olur? Şeytanla doludur. Cenab-ı Allah bu insanlara gösterdi. Cenab-ı Allah diyor ki;

“Hiçbir yaratık yoktur ki Allah’ı tespih etmiş olmasın! Lakin siz onların tespihini,ne dediğini anlayamazsınız” (isra/44)

Deniz hikayelerindendir, bir damlada bize çok. Cenab-ı Allah, nefsi 40 sene huzurunda durdurdu ki bu benliği törpülemek için. Nefsin enaniyetini(kendine güven, gurur, hodbinlik.) bitirmek için. Bize de verdiği ruhsat budur. Nefsinin enaniyetini, törpülüye bitirmek için kendi suni varlığını vereceksin. O zaman Allah sana kendi katından bir varlık verecek ki ona Hakkani varlık derler. Buradaki sunidir, görünüşü var hakikati burada değildir. Allah Hakkani varlık verecek.

Bu eski arabanı ver, sana 0 kilometre bir araba verelim. - Deseler ne yaparsın?

Allah diyor ki;

''Fani olan bu vücudu bana ver, elini çek onun üzerinden, vücudunu bana teslim et, hakkani olan bir vücut vereyim sana!''


Not; Ş.N.Kıbrısi sohbetlerinden

Hiç yorum yok: